Примеры использования: disappearing

It could disappear before 2030.
2030 yılının yaz aylarında kaybolabilirler.
Eels, they all disappear.
Yılan balıkları, hepsi kayboluyor.
Kang included, disappear.
Kang dahil, kaybolur.
They helped us disappear once.
Bir defa ortalıktan kaybolmamıza yardım etmişlerdi.
Does she often disappear?
Hep böyle ortadan kaybolur mu?
Neal is gonna disappear.
Neal kaybolup gidecek!
Disappear, Layla.
Ortadan kaybol, Layla.
The night, that Laura disappeared, is that the first time... that you saw a vision of her?
Laura'nın hayalini, kaybolduğu gece mi görmeye başladın?
Because of how well I hid my money-- fake names, multiple IDs-- she asked me to help her disappear.
Çünkü paramı ne kadar iyi sakladığımı biliyor sahte isimler, çoklu kimlikler ortadan kaybolması için ona yardım etmemi istedi.
Castle, that's the guy from the trailer on the Massachusetts coast, the one that lied about you and then disappeared.
Castle bu adam Massachusetts sahilinde karavanda bulduğumuz ve ve bize yalan söyledikten sonra ortadan kaybolan adam.
I think it all would be better if she ran off with Mr. pale fox or she simply disappears.
Bence Bay Solgun Tilki'yle kaçıp gitseydi ya da ortadan öylece kaybolsa çok daha iyi olurdu.
It's just lately she's been disappearing and then she comes back with this great insight on a case, and I just figured it was...
- Son zamanlarda ortadan kaybolup davayla ilgili büyük bir kanıt buluyor ve ben de düşünüyorum ki--
McHugh knows how to disappear.
McHugh nasıl kaybolacağını çok iyi biliyor.
- You make him disappear.
Onun ortadan kaybolmasını sağlarlar.
You know, last week, uh... when you were here, you had a legitimate concern about Rosie when she disappeared for a day.
Geçen hafta buradayken Rosie bir gündür ortalarda olmadığı için haklı endişeleriniz vardı.
Is caused ekploziju and disappeared.
Ekploziju sebep ve ortadan kalkmistir.