Примеры использования: die

Remind me to not die intestate with Mike Ross around.
Bana Mike Ross'un etrafında vasiyetsiz ölmemeyi hatırlattı.
Just... just die.
Geber git.
To have a patient die is terrible.
Hastanı kaybetmek berbat bir şey.
Like, this is a loaded die.
Mesela bu hileli bir zar.
Why do old squirrels always crawl into my engine to die?
Neden bütün yaşlı sincaplar gelip benim motorumda ölmek zorunda?
Die, locust scum!
Geber, Locust Scum!
Work out, and die out.
Mücadeleyi ya kazanırsın ya da kaybedersin.
See, only I know the balance and the weight of this particular loaded die.
Bu hileli zarın dengesini ve ağırlığını sadece ben biliyorum.
Weeds leech away nutrients that the flowers need, causing them to wither and die.
Yabani otlar, çiçeklerin ihtiyacı olan besinleri alır ve onların solmalarını sağlar.
Someday, you're gonna die.
Bir gün göçüp gideceksin.
If animals have taught me anything... it's that you can easily die, and very quickly, under a bus and on the side of the road.
Hayvanlar bana bir şey öğrettiyse, o da otobüsün altında kalıp yol kenarında kolayca ve çabucak ölebileceğinizdir.
The M.E.'s report says she died after the second stab wound because they hit an artery.
Adli tıp raporuna göre ikinci bıçak yarasından sonra ölmüş, çünkü atardamara gelmiş.
Helena, civilizations wither and die without the arts.
Helena, uygarlıklar sanat olmadan solup giderler.
Martin, when will your mother die?
Martin, ne zaman göçüp gidecek?
We're both gonna die!
Biz kalıp isteyeceksin hem de!
So then, 1992, two years after I met Conrad... uh, Mugs died on Denali, guiding a bootleg client.
Öyleyse, 1992, Ben Conrad tanıştım iki yıl sonra ... ah, Kupalar, bir kaçak müşteri rehberlik, Denali öldü.