Примеры использования: devastation

Let him tell you how Kate betrayed him and how much you understand his devastation.
Kate'in kendisine nasıl ihanet ettiğini ve yıkımını anladığını söyle.
A feeling... of devastation.
Büyük bir yıkım... hissi.
- The devastation in South Florida.
Florida'daki felaket.
We are causing the devastation to our very foundation of our life system that has given us birth.
Bize hayat veren yaşam sistemimizin yıkımına sebep oluyoruz.
There are appallingly expensive scenes of devastation and horror
Müthiş pahalı yıkım ve dehşet sahneleri var.
We'll have devastation.
Bir felaket olacak.
Failure to comply will result in the complete devastation of your Capital.
Kurallara uymaman, başkentinin tümüyle yıkımına sebep olacak.
One who can survive such pervasive devastation.
Böylesine geniş bir yıkımdan kurtulabilecek biri.
If I agree to do this, you have to promise that I'll get to be there to witness the devastation wash over her hopeful face.
Eğer bunu yapmayı kabul edersem yüzünden akan tahribata tanık olmam için orada olacağıma dair bana söz vermelisin.
You wanna talk about devastation?
Yıkılmaktan bahsetmemek mi istiyorsun?
With floods and devastation.
Sellerle ve yakıp yıkarak.
The devastation is incredible.
Tahribat inanılmaz boyutlarda.
Everything is devastation.
Herşey yıkılmış.
Goddess of devastation.
Yakıp yıkan bir tanrıça.
Slow restoration after the devastation caused by nothing unusual.
"Dev canavarın arkasında bıraktığı tahribatın yavaşça onarılması dışında sıra dışı bir şey yok."
So I lie in devastation.
Yıkılıp kaldım.