Примеры использования: determined

The average citizen has no idea how much the quality of their personal security is determined by how they treat other people...
Vasat bir vatandaşın,diğer insanlara nasıl davrandıklarının kişisel güvenliklerinde ne kadar belirleyici olduğu hakkında en ufak bir fikri yok.
Ballet is for the strong, the fierce, the determined.
Bale güçlüler, vahşiler, ve azimliler içindir.
We can't determine its exact position until we reach the system, but we know it will open in roughly six hours.
Sisteme girinceye kadar tam konumunu kararlaştıramayız ama onun kabaca 6 saat içinde açılacağını söylebiliriz.
She looked extremely determined.
Son derece kararlı görünüyordu.
- Facts determine the case.
- Duruşmayı gerçekler belirledi.
To determine whether or not you're mentally ill.
Akıl hastası olup olmadığınızı saptamak için.
Because he was so determined, I let him join our gang
Çetemize katılmasına izin verdim, çünkü çok azimliydi.
And this makes it a challenge to determine how and where this person is choosing his victims.
Ve bu kurbanlarını nerede ve nasıl seçeceğini kararlaştırması için bir meydan okuma yapıyor.
Not as determined as I am.
Benim kadar kararlı değil.
We're trying to determine intent.
Niyeti belirlemeye çalışıyoruz.
He merely used a kite to determine that lightning consists of electricity.
Sadece, şimşekte elektrik olduğunu saptamak için bir uçurtma kullandı.
He was always so... intense, so relentlessly determined.
Daima çok gergindi, aşırı azimliydi.
If we can determine the exact frequency of their multiphasic chamber, I will tune our field generator to match it.
Onların çoklu faz hücresine, tam frekansı kararlaştırıp, kendi alan jeneratörümüzü onların ki ile uyumlu hale getireceğim.
So you're quite determined?
Yani, bu konuda kararlı mısın?
Determine the most effective course of action.
En mantıklı hareketi belirlemek için.
And if you determine the rate of change in this curve correctly...
Ve eğer bu eğrideki değişim oranını doğru saptayabilirseniz...