Примеры использования: describes

Does that describe our relationship, Tyler?
Bunlar ilişkimizi tanımlamaya yeter mi Tyler?
When I'm interested, I describe the things that make me interested as interesting.
Bir şey ilgimi çektiği zaman ilgimi çeken şeyi ilginç diye nitelendiririm.
One which you can describe, for which you alone have the key.
Betimleyebileceğin çantayı, o çanta için anahtar sadece sende olacak.
Can you describe the feelings?
Duygularını anlatabilir misin?
Okay, adjectives describe nouns,
Pekâlâ, sıfatlar isimleri niteler.
Can you describe the bill?
Parayı bize tanımlayabilir misin?
The most commonly used word to describe him was "trustworthy".
Onu en iyi nitelendireceğimiz kelime sanırım güvenilir olduğuydu.
How would you describe her?
Onu nasıl betimleyebilirsin?
I'll let the Doctor describe it
Bırakayım da Doktor anlatsın.
Would you describe Mr Soprano as the aggressor?
Bay Soprano'yu mütecaviz olarak niteleyebilir misiniz?
You describe her as "built".
Onu yapılı olarak tanımladın.
That's what we describe as terrible when nothing terrible is happening.
Çok kötü bir şey olmazken, bunları "çok kötü" olarak nitelendiririz.
I can describe it as the power put out by an ordinary housefly crawling up a wall at the rate of a millimetre per millennium, that's per thousand years.
Ben bunu bir milimetre hızla duvara tırmanan sıradan bir sineğin 1000 yıldaki kir bu da bir milenyum eder harcadığı enerji olarak betimleyebilirim.
Describe your first 8.3 seconds with Stella.
Stella'yla ilk 8.3 saniyeni anlat.
Would you describe yourself as boyfriend and girlfriend?
Kendinizi kız/erkek arkadaş olarak niteler misiniz?
What would you describe as difficult?
Neyi zor olarak tanımlıyorsun sen?