Примеры использования: depress

That tune never failed to depress me.
O melodi beni hiç bastıramadı.
We can't get depressed.
Başarısızlıklarını düşünerek onun değerini azaltamayız.
You were depressed and distracted.
Depresyonda ve aklın karışmış bir haldeydin.
- I'm depressed.
- Çok depresifim.
If that train runs over the case, the button will depress.
Eğer o tren çantayı ezerse tuşu aşağı doğru bastıracak.
The board's using him to depress the stock to buy it cheap.
Yönetim kurulu hisseleri düşürmek ve ucuza almak için kullanıyor.
Pastor young was depressed...
Papaz Young bunalımdaydı.
He sounded depressed?
Sesi morali bozuk gibi miydi?
It's enough to depress anyone.
Artık kimse sıkılmasın.
- We depress the stock.
Hisselerin değerini düşüreceğiz.
She was definitely depressed.
Bunalımda olduğu kesindi.
You seem a little depressed.
Biraz moralin bozuk görünüyorsun.
- You depress me.
- Canımı sıkıyorsun.
You're depressed?
Depresyonda mısın?
I was angry, depressed.
Öfkeliydim, depresiftim.
If you depress this knob, you'll gain a long second.
Buradaki düğmeye bastırırsan uzun mu uzun bir 1 saniye kazanacaksın.