Примеры использования: depending

Depending on traffic.
Trafiğe bağlı tabi.
Depending on your response...
Cevabına bağlı olarak...
Enough time passes you get so you depend on them.
Yeteri zaman geçtiğinde onlara bağlanırsın.
Pierce, I know you don't depend on anyone, but you do depend on people depending on you, so I'm not gonna take your money.
Pierce, kimseye bağımlı olmadığını biliyorum, ama sana bağımlı olan insanlara bağımlısın, o yüzden paranı almayacağım.
We all depend on the beast below.
Aşağıdaki canavara güveniyoruz hepimiz.
Depending if she shows.
Kızın gelmesine bağlı.
Or days, depending on your cooperation.
Veya günler, işbirliğinize bağlı olarak.
So to avoid the same fate, you chose never to depend on anyone.
Aynı kaderi yaşamamak için, kimseye bağlanmamayı seçiyorsun.
The pendant depending on that stuff...
O kolye ona bağımlı olmak...
You can depend on us.
The world is depending on
Dünyanın geleceği buna bağlı.
To convince her that the club is depending on her.
Kulübün geleceğinin ona bağlı olduğuna ikna etmek için.
I refused to give Santa a Christmas list, because I didn't want to depend on any man for anything.
Noel Baba'ya yılbaşı listesi vermeyi reddettim, çünkü hiçbir şey için hiçbir erkeğe bağlanmak istememiştim.
He'll start depending on it.
Ona bağımlı hale gelir.
He can depend on me.
Depends who asked.
- Kim olduğuna bağlı.