Примеры использования: denied

Martin denied it...
Martin inkar etti...
- And we denied it?
- Biz de ret mi ettik?
They were there, we don't deny it.
Biz de gördük, sizi yalanlamıyoruz.
You really think he's gonna try and deny her bail?
Kefaletle çıkmasını engelleyeceğini mi düşünüyorsun gerçekten?
I am longing for the smile you deny me.
Benden esirgediğiniz tebessüme hasret kaldım.
A heavy thing, to be denied its warmth.
Sıcaklığından mahrum kalmak zor olmalı.
Deny you.
You can't deny that you live only for a laugh.
Sadece kahkaha için yaşadığını yadsıyamazsın.
Perhaps if she'd also denied him christmas, he'd be a little better at it.
Hatta Noel'den de mahrum bırakılsaydı biraz daha iyi olabilirdi.
I deny you!
You can't deny it.
She wants to deny her parents the satisfaction of saving her life.
Ailesini onu kurtarma hazzından mahrum etmek istiyor.
- He denied it?
- Her şeyi inkar mı etti?
- He denied it?
- Ret mi etti?
We told you to deny all of that.
Sana, ne olursa olsun bunu yalanlayacaksın demedim mi!
If he isn't happy with who he is, then who are we to deny him surgery that will make him feel better about himself?
Eğer olduğundan memnun değilse, biz kimiz ki ameliyat olmasına karşı çıkarak onun mutluluğunu engelleyelim!