Примеры использования: defy

Till I can forget his father, I can't defy or expose him.
Babasını unutmadığım sürece ne ona meydan okuyabilirim, ne de onu rezil edebilirim.
I defy society.
Sosyete'yi kışkırttım.
You encouraged them to defy me.
Bana karşı gelmeleri için cesaretlendirdin.
You defy God and you kill his creations.
Tanrı'ya karşı gelip yarattıklarını öldürüyorsun.
You don't defy the gypsy.
Çingeneleri küçümseyemezsin!
A vain old man who thought he could defy nature.
Doğaya meydan okuyabileceğini sanan, kibirli, yaşlı bir adam.
Does he want to defy the College of Cardinals?
Kardinaller Heyeti'ni kışkırtmak mı istiyor?
Freya will not defy him.
Freya ona karşı gelmeyecektir.
You defy me?
To defy Daleks is death!
Dalekleri küçümsemenin sonucu ölümdür!
The letters that defy translation.
Çeviriye meydan okuyan harfler.
They defy me by scratching.
Tırmalayarak beni kışkırtırlar.
His only crime was to defy you.
Tek suçu sana karşı gelmekti.
What mortal dares defy the gods?
Hangi ölümlü Tanrılara karşı gelebilir ki?
Do you defy me?
Beni küçümsüyor musun?
I defy you to find a story problem.
Hikayede bir sorun bulman için sana meydan okuyorum.