Примеры использования: defected

I'd like to defect.
Kaçmak istiyorum.
He knew Jakov wanted to defect, so...
Jakov'un size sığınacağını biliyordu.
Manufacturing defect..
Üretim hatası..
The leader wants to defect.
Elebaşıları ayrılmak istiyormuş.
It's a birth defect!
Doğuştan gelen bir kusur bu!
I knew which skills I would need once I defected.
Kaçtığımda hangi özelliklerin lazım olacağını biliyordum.
Ss general hans kammler was going to defect in exchange for immunity.
SS generali Hans Kammler, dokunulmazlık karşılığı müttefiklere sığınacaktı...
He... he locked himself away in this lab for two years, trying to repair the defects.
O.. o iki yıldır kendisini bu labaratuara kilitledi, hatasını telafi etmeyi deniyor.
So when Sentinel left Cybertron, it was to defect?
Yani Sentinel, Cybertron'dan ayrıldığında şaşırtmaca yapmıştı.
Not on camera, because people do hate a cop killer and you so very much want to be admired, which is a defect, really, in a multiple murderer but...
Kamera karşısında vuramazsın çünkü insanlar, polis katillerini sevmezler ve sen de sevilmek istediğinden ki bence bir seri katil için bir kusurdur.
So I'm to defect?
Kaçan casus ben miyim?
So, Nikolai has been dropping hints that he may want to defect.
Nikolai, sığınabileceğine dair ipuçları veriyor.
And his major defect was that he was dreaming but he was doing very few calculations on paper.
En büyük hatası, hayal ediyor olmasına karşın kağıt üzerinde çok az hesaplama yapıyor olmasıydı.
You're going to defect, aren't you?
Takımdan ayrılacaksınız, değil mi?
It's better to know in advance as little as possible of the defects of your partner.
Hayat ortağının kusurlarını mümkün olduğunca az bilmek daha iyidir.
What happened after you defected?
Kaçtıktan sonra ne oldu?