Примеры использования: decided

Had you absolutely decided against me, you would have acknowledged it openly.
Beni kabul etmeme konusunda kararlı olsaydınız bunu ona açıkça söylerdiniz.
Let's have Monica decide.
Hadi kararı Monica versin.
Well, that's because they know that tomorrow's vote will decide their future.
Çünkü yarınki seçimin, geleceklerini belirleyeceğini biliyorlar.
You are a woman who has wasted time and is decided and determined to waste no more.
Boşa zaman harcamış bir kadındınız ve artık bunu yapmamaya kararlıydınız.
But we get to decide what you wear.
Ama ne giyeceğine biz karar vereceğiz.
let's decide on a keyword.
O zaman bu tip durumlar için bir anahtar kelime belirleyelim.
I had, for a very long time, decided to tell the absolute truth.
Uzun zamandır gerçeği tüm çıplaklığıyla anlatmaya kararlıydım.
The voters will decide that in November.
Buna kasımda seçmenler karar verecek.
What happens to a nail to make it decide that it just can't anymore ?
Çiviye ne olur da... artık daha fazla resmi taşımaması kararını verdirir.
You decide.
It has no competence to decide on the existence of God.
Tanrı'nın varlığı ile hüküm vermeye yetkisi yok.
I'll let mother decide.
I'll decide that later.
I'm paying, so I decide.
Parasını ödüyor, hükmü ben veriyorum.
And that decided you that I had done it?
Ve bu benim yaptığıma karar verdirdi.
I didn't know there was anything to decide.
Ben de kararlaştırılacak bir şey olduğunu bilmiyordum.