Примеры использования: deceived

Our senses can deceive us.
Duyularımız bizi aldatabilir.
Your eyes can deceive you.
Gözlerin seni yanıltabilir.
...they may deceive you...
Did my eyes deceive me?
Gözlerim beni yanıltıyor mu?
- You dared to deceive me?
- Beni kandırdın mı?
They will deceive and in some cases they will even hunt.
Aldatırlar hatta bazı durumlarda avlanırlar.
Those seven crusaders who took it upon themselves to deceive the royal families, they were your ancestors.
Kraliyet ailelerini yanıltmayı kendilerine vazife bilenler senin atalarındı.
Deceive your other self.
Geçmişteki kendini kandıracaksın.
Deceive me not, child.
Beni kandırma çocuğum.
To deceive your feelings and hurt the other person is not any better
Hislerini yitirmek ve başkasını incitmek daha kötü.
They deceive each other about everything.
Birbirlerini sürekli kandırıyorlar.
Sweetheart, I didn't want to deceive you.
Sevgilim, seni aldatmak istememiştim.
Yankton's young cutthroat times past, if memory don't deceive.
Hafızam beni yanıltmıyorsa Yankton'lı acımasız genç Adams'ın zamanı geçti.
Deceive the world.
Dünyayı kandıracaksın.
How can I deceive you?
Seni nasıl aldatabilirim?
Your ears do not deceive you, Holy Father, respected Eminences.
Kutsal Babamız, saygıdeğer kardinaller, kulaklarınız sizi yanıltmıyor.