Примеры использования: dare

Dare you do that?
They hunt prey few other cheetahs would dare to tackle.
Çok az çitanın avlamaya kalkışabileceği bir avın peşindeler.
You wouldn't dare.
I don't think I dare give him a tranquilizer of any kind.
Sakinleştirici vermeye kalkışmayacağım.
Now drink it if you dare.
Cesaret edebiliyorsan iç bakalım.
You dare to splash water at me?
Bana su sıçratmaya nasıl kalkışırsın?
- He wouldn't dare.
You dare to face me?
Bana karşı gelmeye mi kalkışıyorsunuz?
What sort of man would dare--
Nasıl bir adam buna cüret edebilir?
Is that like a dare or something?
You wouldn't dare.
I double dare you to arm-wrestle me for Vince.
Vince için sana bilek güreşinde meydan okuyorum.
I don't dare.
Besides, I dare ya.
Bu arada, sana meydan okudum.
Who would dare?
I dare you.