Примеры использования: cycle

Break the cycle.
Different years, but every death, every missing person takes place during the same lunar cycle in October.
Farklı yıllar ama bütün ölümler, bütün kayıp vakaları hep aynı ay çevriminin ekim ayında meydana geldi.
I was in the middle of my second soul cycle class when I got the news.
Haberi aldığımda Ruh Çemberi'nin 2. seansının tam ortasındaydım.
I can't sleep, I feel like I went through the spin cycle.
Uyamıyorum, dönme dolaba binmiş gibi hissediyorum.
In a matter of weeks, the first cycle is complete.
Birkaç hafta içinde, birinci aşama tamamlandı.
This cycle.
Bu dönem.
Well, this sensor is strong enough to pick up, record and analyze your specific cardiac cycle from a considerable distance, even through walls.
Bu algılayıcı, kendini özgü kan dolaşımını dikkate değer bir mesafeden algılayacak, kaydedecek ve analiz edecek kadar güçlüdür.
Somebody has to break the cycle of silence.
Biri sessizlik çarkını bozmak zorunda.
It's the constant, it's the cycle.
Degismez bir sey, bir devir.
- Cycle the dynamap.
-Dinamapı devreye sokun.
..that when this girl sits behind you on the cycle..
Bu kız bisiklette arkanda oturduğu zaman..
The cycle comes around, it'll be different.
Zaman geçtiğinde her şey farklı olacak.
And some insects meet the reproductive challenge by splitting their life cycle in two.
Bazı böcekler de yaşam evrelerini ikiye bölerek üremenin zorluğunu görüyor.
How would malathion affect a fly's life cycle?
Peki bu zehirleme sineğin yaşam sürecini nasıl etkiler?
The butyric acid cycle could be affected by any number of factors.
Butirik asit dizisi, birçok faktörden etkilenmiş olabilir.
The serum you'd cycle would keep destroying her cells.
Vücudunda sürekli dolaşacak serum hücrelerini yok eder.