Примеры использования: curved

Curved IKelly.
Eğri Kelly.
He proved that the fabric of space and time is curved.
Uzay ve zamanın yapısının eğik olduğunu kanıtladı.
Put a curved Potts underneath the leak to leave the aorta patent.
Aortu açık bırakmak için deliğin altına kıvrık bir pens koy.
The purple-throated Carib hummingbird, with its long, curved beak, is the only bird capable of reaching this energy-rich food.
Mor boğazlı sinek kuşu, uzun, eğimli gagası sayesinde bu enerji zengini besine ulaşabilen tek kuştur.
I'd say you're outside your bell curve, Sheriff.
Küçük bir çevrede çalacak bir iki çana boyun eğmelisiniz, Şerif.
He drives too fast around the curves.
- Virajlara çok hızlı giriyor.
If the universe is curved, there might be ways to build bridges across it or create loops inside of it, loops that will allow time travel.
Eğer uzay eğikse, üzerinde köprüler kurulabilecek yollar olabilir ya da içerisinde zaman yolculuğuna imkan sağlayacak döngüler yaratılabilir.
They had swords, not curved like katanas but straight, black steel.
Katanalar gibi kıvrık değildi düz, siyah çeliktendi.
- Curved edge.
- kenarları yuvarlak .
- I've seen your curve ball.
Bombeli atışlarını gördüm.
Soon I shall be drinking ale from curved horns.
Yakında kavisli boynuzlardan bira içeceğim!
Everything is warped and curved.
Herşey yamuk ve kıvrımlı halde.
The effect would be to drag the boat towards the hole... so that it begins to curve around it.
Tıpkı Uzay-Zaman'ın bir gezegen tarafından bükülmesi gibi.
- Curved IKelly, 3-0 Vicryl.
-Eğri Kelly, 3-0 Vicryl.
He was tipping his curve ball.
Bombeli atacağını belli ediyordu.
Curved clamp.
-Kavisli pens.