Примеры использования: cunning

And no blood in your veins that could carry... even a trace of cunning or guile.
Ve damarlarındaki tek damla kan dahi ufacık bir kurnazlık veya hile taşıyamaz.
I'll begin by not calling him a cunning drunkard.
Ona sinsi sarhoş demeyerek başlarım.
In displaying great skill and cunning, these three most honoured your name in battle.
Büyük yetenek ve beceri göstererek, bu üçü, adınızı korudular bu savaşta.
I've never seen a radio, so small, so cunning.
Şeytan gibi, ne kadar küçük!
Well, for all his saintly innocence, he's got the cunning of a political rat.
- O dürüst aziz maskesinin altında açıkgöz bir fare yatıyor.
Did you ever see anything so cunning?
Hiç bu kadar şirin birşey görmüş müydünüz?
He's cunning.
Tilkinin teki.
Abnormal cunning, a contempt for life.
Sapkın şeytanlıklar, hayatı küçük görme.
Do cunning things to get on her nerves!
Onu kızdıracak şeytanlıklar yap!
-We should use our cunning.
-Marifetlerimizi kullanmalıyız.
Small in stature, not swift, not cunning.
Ebatları küçük, hızlı değil, kurnaz değil.
She's passionate, idealistic and cunning.
Tutkulu, idealist ve marifetli biri.
What a cunning little car.
Ne sevimli, minik bir araba.
- Cunning plan.
- Kurnazca bir plan.
These are feats of great strength, of cunning and fortitude.
Bunlar kurnazlık ve yürek gerektiren güç marifetler.
And don't think I couldn't, after handling a cunning drunkard.
Sinsi bir sarhoştan sonra sizi de yönetemeyeceğimi sanmayın.