Примеры использования: cruelly

Then how could He let Jun die so cruelly?
O zaman Jun'un bu kadar gaddarca ölmesine nasıl izin verdi?
Cruelly unfair.
Acımasızca insafsızlık ediyorsun.
He talked of it as one of the rare pleasures he enjoyed... without suffering from what he cruelly lacked.
Gaddarca eksikliğini duyduğu şeyden mağdur olmamışçasına keyif aldığı bu nadide zevkten.
How woul cruelly killing your aughter in front of you in any way help the situation?
Kızını, acımasızca gözlerinin önünde öldürmenin bu duruma yararı ne olacak ki?
I cruelly turned my back
Zalimce sırtımı döndüm.
It is a tragedy that his life has been cut so cruelly short.
Hayatının insafsızca kısa olması tam bir trajedi.
So cruelly.
- Çok acımasızca hem de.
She was cruelly jilted by a fiend in human form.
O insan biçimindeki bir şeytan tarafından acımasızca terk edildi.
You would never go back to the nuclear plant that was so cruelly taken from me.
Elimden zalimce alınan nükleer santrale asla geri dönmezsin değil mi?
Miss Chandrakala cruelly taken from us.
Bayan Chandrakala aramızdan insafsızca alındı.
In some way cruelly overwrought with emotion, primitive.
Kimi yönlerden zalimce aşırı hislerle dolu ve ilkelceydi.
Shiba has been cruelly deceived
Shiba insafsızca aldatıldı.
He will punish me cruelly.
Beni acımasızca cezalandırıyor.
We attack him personally, we come across as being cruelly opportunistic.
Ona özelinden saldıralım, zalimce üstüne gidip fırsat kollayalım.
And cruelly, I might add.
Çok zalimce olduğunu da ilave etmeliyim.
PRIEST: ..at a life so cruelly cut short.
Böyle zalimce yarıda kesilmiş bir hayat.