Примеры использования: credibility

So then... now you think I am going to damage your credibility as a journalist... is that it?
Yani sen muhabir olarak güvenirliğine zarar vereceğimi düşünüyorsun, öyle mi?
Of course, otherwise, you operate at a loss... and worse, as your prices drop... your product eventually loses consumer credibility.
Elbette, aksi takdirde, boşa çalışırsınız... hatta daha kötüsü, malınızın fiyatı düştükçe malınızı müşterilerinizin gözünde güvenirliliğini kaybeder.
Because then, when Anne does commit the murder, you lose all credibility.
Çünkü Anne cinayeti işlediğinde sen tüm tüm inandırıcılığını kaybetmiş olacaksın.
Let's just say that your credibility level is rising, but I'm still not prepared to destroy Voyager.
Kredibilite seviyenin arttığını söyleyebilirim, ama hala Voyager'ı yok etmeye hazır değilim.
Your credibility is substantial.
I lost all credibility with the jury.
Jürinin karşısında bütün güvenirliğimi yitirdim.
Admiral... your credibility is stretched beyond belief.
Amiral, güvenirliliğiniz inanılır düzeyi çoktan aştı.
Four guys wanted by the military aren't gonna have much credibility in court.
Ordu tarafından aranan dört adamın mahkemede fazla inandırıcılığı olmaz.
Well, I do bring a certain credibility to the role.
Rolüme kesin bir güvenilirlik getiririm.
The biggest part of our defense is your credibility.
Savunmamızın en güçlü tarafı sizin itibarınız.
Then we got to find someone with credibility to run against her.
O zaman ona karşı savaşacak, inanırlığı olan bir aday bulmalıyız.
Say something smart to regain credibility.
Güvenini tekrar kazanabilmek için akıllıca bir şey söyle.
We've got credibility.
Goes to the witness's credibility.
- Şahidin güvenilirliğiyle ilgili.
If we leave now, we lose all credibility.
Şimdi gidersek tüm itibarımızı kaybederiz.
I'll impugn any last shred of credibility you still have.
Hâlâ sahip olduğun inanırlığının son parçasını zorlamayacağım.