Примеры использования: crayon

I don't have a red crayon.
- Kırmızı pastelim yok.
'Cause I don't have a crayon.
Çünkü renkli kalemlerimi getirmemiştim.
The purple crayon?
-Mor pastel boya mı?
And your crayons.
You got a crayon?
Mum boyan mı var senin?
They found the crayon.
Boyayı buldular.
Purple crayon Lock and key
Mor boya kalemi Kilit ve anahtar
Set up her daughter Marissa with some crayons.
Kızı Marissa da mum boyalar ile ilgilensin.
Black crayon.
Siyah mum boyayla yap.
I broke the crayon.
- Boyayı kırdım.
But my crayon broke.
Ama boya kalemim kırıldı.
Last time I was here, I found a melted crayon on my blazer.
Geçen sefer geldiğimde ceketimin üstü hep pastel olmuştu.
- Yeah, he writes them in crayon.
Evet, renkli kalemlerle yazıyor.
IS THIS A CRAYON?
Pastel boya mı bu?
Crayons, stickers...
Boya kalemleri, çıkartmalar...
Oh, Lisa, then I t'emprunter one your crayons?
Lisa, renkli kalemlerinden birini ödünç alabilir miyim?