Примеры использования: crawling

I told you all that crawling would lead to no good.
Bu emeklemelerin sonunun iyiye gitmeyeceğni söylemiştim.
Can't get paid if you crawl away like a bitty, little bug neither
Böcek gibi gezinirsen ödeme falan alamazsın.
Makes your flesh crawl, doesn't it, moose?
Etlerinde karıncalanma oluyor değil mi geyik?
Something could crawl on me.
Üstümde bir şeyler gezinebilir.
That Jimmy kid makes my skin crawl.
Şu Jimmy denen çocuk, kahrolası tenimin karıncalanmasına sebep oluyor.
For whatever's crawling all over me!
- Üzerimde gezinen şeyler için!
We felt something that made my skin crawl.
Bir şey hissettik, vücudum karıncalandı.
I can still feel those slimy things crawling through my fingers.
Hala o yapışkan şeylerin parmaklarımın arasında gezindiğini hissediyorum.
Did you crawl?
Emekleyerek mi gittin?
♪ any little worm can crawl
♪ herhangi küçük solucan taramak ister mi ♪
Um, crawl tube?
Emekleme tüneli?
They make my skin crawl.
Sanki cildimi tarıyorlar.
Come on, any cancer inside you has slowed to a crawl.
Hadi ama, içindeki bütün kanserler emeklemeye başladı..
And you just wanna smell them and just crawl through the mirror and just help them comb their hair?
Sadece onları koklamak istediğin zaman ve ayna karşısında saçlarını tararken ve keserken ona yardım etmek istersin.
Then why did I have to crawl?
O zaman neden emeklemek zorundaydım?
Should we then, extinguish our lights and crawl into darkness, with him?
O zaman gerekli olan ışığı söndürmek ve karanlığın içini taramak olmalıdır.