Примеры использования: crack

"Heckles, you crack me up in science class."
" Fen derslerinde gülmekten çatlıyordum.
I heard the bones crack.
Eh, it's like doing crack, innit?
Eh, bu aynen patlamak gibi, değil mi?
'neath her might hooves, the floorboards did crack.
Kocaman toynaklarının altında döşeme tahtaları çatırdadı.
I'm going to crack that whip, raise that bar.
-Kırbacı şaklatacağım.
A tiny, little crack.
Ufacık, minicik bir kırık.
- You hitting the crack pipe?
- Uyuşturucu mu alıyorsun sen?
- He smokes crack?
-Adam keş mi?
Now, Homer, we don't actually crack backs.
Homer, sırtını gerçekten çatlatmıyoruz.
If only I could crack the code."
"Keşke şu kodu bir çözebilseydim."
Investigation unit catches you with as much as a crack pipe in your car, they come down pretty hard.
Teşkilât arabanda bu kadar malı bulursa fena çökerler üzerine.
Blacks do crack!
Zenciler çatırdatır!
- The crack in the lens.
- Mercekteki bir çatlak gibi.
They're crack addicts.
Bunlar kokain bağımlıları.
Now we're basically a couple of wild animals grunting at each other to throw some toilet paper through the crack in the bathroom door.
Şimdiyse banyo kapısındaki yarıktan tuvalet kâğıdı atmamız için birbirine homurdanan iki vahşi hayvan gibi olduk.
I am terrified of stepping on a nail and falling into a butt crack.
Çiviye basmaktan ve bir kıç çatalına düşmekten ödüm kopuyor sahiden.