Примеры использования: courteous

You had been courteous and receptive to courtesy.
Nazik ve nezakete karşı anlayışlı.
I'm not thinking courteous thoughts right now.
Şu anda ince şeyler düşünemiyorum.
- I was being courteous.
- Kibarlık yapıyordum.
I was just being courteous.
Tam da kibar oluyordum.
Now you wanna be courteous about it?
Ne o, kibarlık yapmak şimdi mi aklına geldi?
Very polite, very courteous, but completely uninterested in having anything to do with us.
Çok dürüst, çok kibarlardı, ama bizimle hiç ilgilenmiyorlardı.
Stop being so courteous...
Kes şu kibarlığı...
I'm being courteous, Tony.
- Kibar oluyorum, Tony.
-How courteous!
- Ne kadar kibar!
A boy scout is trustworthy, loyal, helpful, friendly, courteous, kind, obedient, cheerful, thrifty, brave, clean, and reverent!
Bir izci; güvenilir, sadık, yardımsever, dost canlısı, saygılı, kibar, itaatkar, güler yüzlü, tutumlu, cesur, temiz ve inançlıdır!
Very courteous and respectable, I must say.
Çok nazik ve saygın kişilerdi.
They've said that he's courteous and polite setting other boys a good example, well-mannered.
Dediklerine göre, saygılı ve kibarmış... ve nezaketiyle diğer delikanlılara örnek oluyormuş.
I only gave the official a small fee because he was courteous.
Memura az bir para vermiştim, o da çok nazik olduğu içindi.
Now could you go online and take a brief survey saying you were broken up with in a kind and courteous manner?
Şimdi sitemize girip ayrılığınız saygılı bir şekilde olup olmadığı hakkında kısa bir ankete katılabilir misiniz?
You're too much courteous.
Siz de çok naziksiniz.
Be courteous!