Примеры использования: counterparts

Or that we wish our counterpart were dead.
Ya da muadilimizin ölmesini dilediğimizi.
It's not unrealistic to believe that she might have a counterpart, a consort.
Bir karşılığının, bir eşinin olması uzak bir ihtimal değil.
Everyone, keep an eye on your evil counterpart.
Herkes karşıtına göz kulak olsun.
The interstellar counterpart to Earth's Old Faithful.
Dünyamızın yaşlı güneşinin yıldızlar arasındaki akranı.
Our evil counterparts are waging a war, and it's either us or us.
Şeytani suretlerimiz bir savaş yürütüyorlar yani ya biz ya da biz.
If it isn't my infelicitous counterpart from Eastern.
Doğu yakasındaki somurtkan meslektaşım değil mi bu?
Each one of us has a counterpart in there.
Her birimizin bir benzeri içerisinde.
Apparently it also killed their counterparts on the other side.
Görünüşe göre ölenlerin diğer taraftaki emsalleri de ölmüş.
Let me introduce your counterpart from our confederation.
Sizi konfederasyonumuzdan meslektaşınızla tanıştırmak istiyorum.
That would be my surface counterpart.
O benim yüzeydeki benzerim oluyor.
All I had to do was tear down the firewalls and align the virtual images with their true counterparts.
Koruma duvarlarını yıkıp sanal görüntüleri gerçek emsalleriyle sıralamam yetti.
The Omega's inert without its counterpart.
Omega eşi olmadan zararsız.
Another important distinction between regular moons... and their irregular counterparts... irregular moons are captured.
Düzenli uyduları ve düzensiz muadilleri arasındaki bir diğer önemli ayrım düzensiz uydular yakalanır.
But in the meantime, I would not say anything to her about her counterpart from my Earth.
Ama bu arada, ben olsam benim dünyamdaki karşılığı hakkında ona bir şey söylemezdim.
Well, you're assuming that by manipulating this virtual image, that it will actually impact its real-world electronic counterpart.
Bu sanal görüntüyle oynamanın gerçek dünyadaki elektronik karşıtının üstünde etkisi olacağını varsayıyorsun.
Might be able to find something on there that'll give us a lead to find his west coast counterpart.
Biz derken, ikinizi kastediyorum belki bize Batı Tarafındaki akranını söyleyebilecek bir iz bulabilirsiniz.