Примеры использования: confinement

36 years, three months, four days of solitary confinement.
36 yıl, üç ay, dört günlük yalnızlık hapsi.
Increase power to the confinement beam.
Sınırlama ışınını gücünü arttır.
But as I promised, I will end their confinement.
Ama, söylediğim gibi, artık hapis değiller.
Those who are into things like obsessiveness, and confinement.
Saplantılı davranmaya ve sınırlamaya ilgi duyan kimselere deniyor.
MISA AMANE'S CONFINEMENT
Misa Amane'nin Hapsi
With a little magnetic confinement for ultra-precision.
Ultra keskinlik için küçük bir manyetik sınırlamayla.
Tommy, Arthur's in solitary confinement.
Tommy, Arthur şuan hücre hapsinde.
- Boost the confinement beam.
- Sınırlama ışınını arttır.
I spent 6 years in solitary confinement.
Tecritte 6 yıl geçirdim.
I'm in solitary confinement.
Tek başıma kapatıldım.
Sir, why does the guard tell me Brandon is in solitary confinement... and cannot receive visitors?
Efendim, niçin gardiyanlar Brandon'ın tecritte olduğunu ve ziyaretçi alınmadığını söylüyorlar?
Sort of voluntary confinement.
Kendi kendini kapatmış buraya.
Six weeks of that time was in solitary confinement.
O zamanın Altı hafta oldu tecritte.
Another cursed confinement.
Başka bir lanetli kapatilma.
His violin was the only he possessed in solitary confinement.
Tecrit edilirken sahip olduğu tek şey kemandı.
Yusuf Al Ahmadi remains in solitary confinement in Guantanamo.
Yusuf Al Ahmadi, Guantanamo'daki hücre hapsinde kalmaya devam ediyor.