Примеры использования: complimentary

There's some complimentary coffee, if you like.
Arzu ederseniz ücretsiz kahvemiz var.
I'm assuming these are complimentary.
Bunlar bedava sanıyorum.
And some complimentary casino chips.
Ve ikram olarak da bir kaç kumarhane fişi.
They were complimentary.
Onlar hediyeydi.
- Here's your complimentary chicken.
- Ve işte tamamlayıcı pilicin.
That's not very complimentary either.
Bu da hiç iltifata benzemiyor.
Rather complimentary, I'd say.
Bence oldukça övgü dolu şeyler...
And to facilitate this process, your flight crew will move through the cabin with a complimentary bar service.
Bunu hızlandırmak için uçuş ekibiniz kabin boyunca size ücretsiz içki servisi yapacak.
Is there a release of auto-lose pheromones that correspond our complimentary genetic signal?
Tamamlayıcı genetik sinyallerimize tekabül eden kokusuz bir feromon salınımı mı oluyor?
He was quite complimentary.
Oldukça iltifat etti.
I hope it was complimentary.
Övgü doludur umarım.
In the meantime, please, stay on the ship and enjoy a complimentary plate of James Cameronion rings.
Bu arada, lütfen gemide kalıp ücretsiz James Camer-oğan halkalarımızı bir tadın.
Complimentary champagne?
Bedava şampanya?
There's complimentary Champagne.
Şampanya ikramımızdır.
Complimentary buffet.
Açık büfe hediyesi kazandınız.
Complimentary white chocolate bark.
Bedava beyaz çikolata kabukları.