Примеры использования: competitor

My business competitor?
Rakibim miymiş?
You weren't even registered as a competitor.
Yarışmacı olarak kayıtlı bile değildin.
A competitor?
The scars you bear are the sign of a competitor.
Bu dayanabildiğin yaralar bir yarışmacının izidir.
A new competitor has joined the search.
Araştırmaya bir başka rakip katıldı.
You said a competitor hit you over the head.
Yarışmacılardan birinin başına vurduğunu söylemiştin.
- Help out a competitor?
- Rakibine yardım?
Next competitor is Burt Munro.
Sıradaki yarışmacı Burt Munro.
Matter of fact, I was a very keen competitor in those rough-and-tumbles in the old days.
Aslına bakarsan, ben o günlerde bu itiş kakışlara çok hevesli bir yarışçıydım.
There's a competitor, and, Manny, there's nothing wrong with that.
Bir rekabetçi var ve Manny, bunda yanlış olan bir şey yok.
-She's a competitor.
- O bir yarışçı.
Where his sire had been a fierce, almost violent competitor,
Babası öfkeli, neredeyse şiddetli ve rekabetçiyken,
And now our last competitor.
Ve şimdi geldik son yarışçımıza.
She wastes you, because it is a competitor.
Seni harcıyor, çünkü o tam bir rekabetçi.
And now, our final competitor.
Şimdi de son yarışçımız geliyor.
The battle that will define him as a competitor forever.
Bu savaş ki, onu daima rekabetçi biri olarak tanımlayacak.