Примеры использования: comparison

I just meant in comparison.
Alt tarafı karşılaştırma yaptım.
Penguins may be featherweights by comparison but they have razor sharp bills and a feisty character.
Penguenler foklara kıyasla çok ufak kalıyor olabilir ama jilet gibi keskin gagaları ve ateşli bir karakterleri var.
You flatter me with the comparison.
Benzetmen ile gururumu okşuyorsun.
- DNA comparison--
Nothing in comparison... to that one minute.
O bir dakikaya kıyasla hiç bir şey.
- What kind of comparison is that?
- Bu nasıl bir benzetme böyle?
Oh, that's not really a fair comparison.
Pek mantıklı bir karşılaştırma olmaz.
Bart, you promised you'd stop making that comparison!
Bart, bu tür kıyaslar yapmamak için söz vermiştin!
You can't deny that by comparison our internal plumbing is extremely high-maintenance.
Kıyaslama yaptığımız zaman bizdeki boru tesisatının çok daha ciddi bakım gerektirdiğini reddedemezsin.
There is no comparison to what I did.
Benim yaptığımla bunun hiçbir benzerliği yok.
There's no comparison.
Mukayese edilemez.
- That's a good comparison.
- Güzel bir kıyaslama oldu.
There's no comparison.
Pek benzerlik yok galiba.
So, basically, my job is to make you look good by comparison.
Yani tek yapmam gereken mukayese yaparak senin benden iyi görünmeni sağlamak.
Are you aware that this academic evaluation is merely a comparison within this school?
Bu akademik değerlendirmenin sadece bu okul içinde bir kıyaslama olduğunun farkında mısın?
There is no comparison.
Hiçbir benzerlik yok.