Примеры использования: companionship

Ma, there is nothing wrong with companionship!
Arkadaşlık etmekte yanlış bir şey yok!
Nonsense, you just need a little companionship.
Saçmalama, sadece sana yoldaşlık edecek birine ihtiyacın var sadece.
Someone who can offer companionship...
Bize eşlik edecek,
But short of putting electrodes in your brain and monitoring your response to my companionship, this is the best I can do.
Ama, beynine elektrot koyup benim arkadaşlığıma verdiğin tepkileri ölçmenin dışında yapabileceğimin en iyisi bu.
Unfortunately, I've grown accustomed to human companionship.
Ne yazık ki ben, bir insanın yoldaşlığına çok alıştım.
A little companionship?
Size eşlik edecek biri olur.
Except companionship.
Arkadaşlık dışında.
He hired me to take care of her and give her some companionship.
Beni, Ona yoldaşlık edeyim diye işe aldı.
I was referring to companionship.
Dostluktan bahsediyordum ben.
Although my research is going well I do miss the warmth of human companionship.
Araştırmalarım güzel gitmesine rağmen insan refakatinin sıcaklığını özledim.
I have no need for companionship.
Arkadaşa ihtiyacım yok.
Someday, you'll want human love and companionship.
Bir gün, insan sevgisi ve dostluğunu isteyeceksin.
Companionship, conflict resolution, sometimes as a coping mechanism...
Refakat, çatışma çözme, bazen başa çıkma mekanizması olarak...
I need human companionship.
Arkadaş sevgisine ihtiyacım var.
Shall I tell you what human companionship means to me?
Sana insan dostluğunun ne anlama geldiğini anlatayım mı?
I have enjoyed your companionship, Helena.
Refakatin hoş vakit geçirmemi sağladı, Helena.