Примеры использования: companions

Everybody's boon companion!
Herkesin neşeli arkadaşı!
My faithful companion.
Benim sadık yoldaşım.
- My faithful companion.
Sadık eşim.
That's because he secured your services as my sober companion electronically.
Çünkü benim ayık bakıcım olarak hizmet vermeni elektronik olarak ayarladı.
AND FOUND HIM A MOST CHARMING AND ERUDITE COMPANION.
Son derece hoş ve kültürlü bir kavalye olduğunu düşünüyorum.
His only companion is his dog.
Tek arkadaşı köpeği.
Every lonely monster needs a companion.
Her yalnız canavarın bir yoldaşa ihtiyacı vardır.
How many of those women did you think would become your perfect companion?
Peki bunların kaç tanesinin kusursuz eşin olabileceğini düşündün?
And you've been a perfect companion to me my entire life.
Bütün hayatım boyunca çok iyi bir dost oldun bana.
Confidential witness number one and his boon companion confidential witness number two.
Bir numaralı gizli tanık ve onun ahbabı iki numaralı gizli tanık.
Would I be able to bring a companion?
- Yanımda bir refakatçi getirebilir miyim?
I mean I suppose it's a good companion piece to City Heat but he's much funnier with the orangutan.
"City Heat" fiminin iyi bir tamamlayıcı parçası ama orangutanla daha sevimli duruyor.
Though I question why Lorenzo brought along an antique and not a more formidable companion.
Yine de Lorenzo'nun yanında bu ihtiyarı getirmeyi daha güçlü bir yol arkadaşına tercih etme sebebini merak ettim.
A Companion chooses her own clients.
Bir Dost kendi müşterilerini kendi seçer.
A companion.
I could use a knowledgeable companion.
Bilgili bir refakatçi çok işime yarayabilir.