Примеры использования: collapse

Unexplained lung collapse and anemia.
Sebebi bilinmeyen akciğer çökmesi ve kansızlık.
And usually the collapse happens when the water is no longer in the cave supporting the ceiling.
Genellikle, mağaranın içindeki tavanı destekleyen su bittiğinde yıkılmalar başlar.
What if it's the final collapse of a filthy liar with no flair or talent?
Ne olmuş yani yıkılışıysa özel bir becerisi olmayan iğrenç bir yalancının?
It's only a matter of time before the Federation collapses and Earth becomes another conquered planet under Dominion rule.
Federasyon'un dağılması ve Dünya'nın, Dominion'ın kontrolünde başka bir fethedilmiş gezegen olması sadece an meselesi.
His throat will collapse.
Boğazı çökecek!
What if the trees collapse on her and kill her?
Ya ağaçlar üzerine düşüp onu öldürdüyse?
But the interior collapse that triggers a supernova explosion takes only seconds.
Ancak bir süpernovayı tetikleyecek bir içten çöküş sadece saniyeler içinde gerçekleşir.
If we can find him and stop him, we will perhaps not only save his life but prevent the collapse of Western civilization.
Eğer onu bulup durdurursak sadece hayatını kurtarmış olmakla kalmayız aynı zamanda batı medeniyetinin yıkılışını da önlemiş oluruz.
I think about her beautiful little face starting to collapse.
O güzeller güzeli yüzünün çöküşünü düşünüyorum.
If this is true, then it would be the third building in history to collapse because of a fire.
Bu doğruysa eğer, o zaman bu bina, bir yangın nedeniyle çöken tarihteki üçüncü bina olacak.
And the biggest collapse in industrial production since 1921.
Sanayi üretimindeki 1921'den sonraki en büyük düşüşü.
Possibly even mental collapse?
Belki de zihinsel çöküntü.
Collapse that perimeter house by house.
-Güvenlik çemberini gittikçe daraltırız.
There's a risk his throat could collapse.
Gırtlağının çökme riski var.
How do you walk away from abuilding collapse like that?
Böyle çöken bir binadan nasıl çıkabildin?
I was a state sponsored prodigy until Moscow collapsed.
Moskova dağılmadan önce,hükümet tarafından yetiştirilmekte olan üztün yetenekli bi çocuktum.