Примеры использования: coins

A coin of great value.
Çok değerli bir sikke.
Coin collecting is considered the perfect hobby.
Bozuk para koleksiyonu yapmak en mükemmel hobi olarak biliniyor.
Smokes or coin?
Sigara mı yoksa para mı?
You gonna manufacture locally or in Taiwan to save some coin?
Birkaç kuruş kazanmak için üretimi burada mı yoksa Tayvan'da mı yapacaksın?
It's psychologists like me that understand that you are-- to coin a 19th century term you might be familiar with-- a paraphiliac.
Benim gibi psikologlar, senin 19.yy dönemini para basarak yaşayan bir sapık olduğunu anlayabilirler.
I offered the man coin.
Adama sikke önerdim.
A coin.
Where is the coin?
Para nerede?
Give me a coin.
Bir bozukluk ver.
- I caught a rough coin.
- Bana da demir para.
Like a coin?
- Jeton gibi mi?
But these are two sides of the same coin.
Ama bunlar aynı madalyonun iki yüzü.
If I'm going to put in all that work, I need to make some coin.
O kadar çalışacaksam para kazanmalıyım.
She'll have the coin to show us first
Öncelikle bize göstermek için bozuklukları alacak.
This was my father's coin.
Bu babamın demir parasıydı.
Christina, I don't advise playing both sides of this coin.
Christina, bu jetonun iki tarafıyla oynamamayı tavsiye ederim.