Примеры использования: coil

- Not even the coil.
Bobin bile değilmiş.
You could have a coil fitted.
- Spiral de taktırabilirsin.
I cut off one coil.
Bir bukle kestim.
I'll be reviewing the field coil equations.
Alan sargısı denklemlerini gözden geçireceğim.
It's probably old condenser coils.
Kondenser serpantini eskimiştir.
It's my old washing machine's coil.
Eski çamaşır makinemin gürültüsü.
Go up through the groin, coil it.
Kasıktan yukarı çıkıp sararız.
Catalyzer on the port compression coil blew.
Basınç bobini katalizörü yanmış.
You're gonna wear out the spring coil.
Yayı bozacaksın.
- The ignition coil.
Ateşleme halkasını.
There's a file of memory coils here.
Burada bir sürü hafıza tomarı var.
A transformer coil.
Dönüştürücü sarmal.
Yeah, the self-winding coil is loose.
Evet, saatin otomatik kangalı gevşemiş.
Well, when you come perilously close to shucking off this mortal coil, you realise what's important.
Bütün bu yaşam kargaşasından kurtulmaya bu kadar tehlikeli biçimde yaklaşınca insan, nelerin önemli olduğunu fark ediyor.
I feel death's clammy fingers wrapping around my mortal coil.
Ölümün yapışkan parmaklarının hayat karmaşamda dolandığını hissediyorum.
He didn't tell us why he was in that coil.
Bize neden o yayın içinde olduğunu söylemedi.