Примеры использования: clusters

It's not cluster headaches.
Küme başağrısı değilmiş.
K-means cluster analysis.
K kümeleme analizini gösterir.
Right now, it seems that they're warm enough that they could relocate ... to a cluster right adjacent to them.
Şu anda bitişiğindeki salkıma konabilecek kadar ısınmış gibi görünüyorlar.
He's having cluster headaches.
Küme başağrısı çekiyor.
Now how are we doing with the cluster radius changes?
Kümeleme yarıçapı değişiklikleri ne alemde?
She tells me about these radiation cluster bombs she'd been working on.
Üzerinde çalıştığı şu radyasyonlu salkım bombalarından bahsetti.
Mushrooms have psilocybins that work on cluster headaches.
Mantarlar küme başağrısında işe yarayan 'psilosibin' maddesini taşırlar.
Cluster analysis?
Kümeleme çözümlemesi?
The zero cluster.
Sifir dizisi.
Cluster bombs.
Misket bombaları.
Every part of you that makes you more than a walking cluster of neurons dissolved at someone else's whim.
Sizi yürüyen bir demet sinir hücresinden farklı kılan her şeyiniz başka birinin fantezisinde eriyip gidiyor.
The police didn't believe his theory that a cluster of disappearances was the work of a single killer.
Polis, ortadan yok olma dizisinin tek bir katilin işi olduğuyla ilgili kuramına inanmadı.
These guys have got cluster bombs now?
Bir de misket bombaları mı varmış?
- The Gold Cluster?
Altın demeti?
A cluster of events--
Olaylar dizisi.
We need to focus on finding the cluster bombs.
Misket bombalarını bulmaya odaklanmalıyız.