Примеры использования: cleansing

He compared Sheldon to a disposable feminine cleansing product one might use on a summer's eve.
Sheldon'ı tek kullanımlık bayan temizlik ürünü olan Orkid ile karşılaştırdı.
- The Listers along with any creatures contaminated with human blood will perish the moment this cleansing light touches them.
- Listeleyiciler bir yaratığı, insan kanıyla birleştirip kirlettiler bu temizleyici ışık onlara değdiği an yok olacaklar.
Patterson did everything he could to cleanse the lab of any lead.
Patterson, laboratuvarı kurşundan tamamen arındırmak için elinden geleni yaptı.
The body, cleanse the soul.
Ruhumuzu da temizler.
Yes, and then we can begin the cleansing, if you know what I mean.
Evet, ve sonra, eğer ne demek istediğimi anladıysanız, temizliğe başlayabiliriz.
A cleansing is coming.
Bir "temizleyici "geliyor.
Cleanse the unclean!
Kirli olanı arındırın!
Flowing water will cleanse the river, but a pool of water is turbid and cannot sustain life.
Akan su nehri temizler ama bir havuzdaki durgun su, canlılığını yitirir.
The cleansing worked.
Temizleme ritüeli işe yaradı.
I can touch your foot, cleanse your kidney.
Ayağına dokunup, böbreğini temizleyebilirim.
Cleanse in Thine Own Blood this humble sinner who in his agony is to die today...
Bugün can çekişerek ölen, kendi kanından olan bu aciz günahkar iyileştir.
I remembered you were on a cleanse.
Arınmaya çalıştığını hatırladım.
Wasn't easy, but I found a heavyweight cleansing ritual that should do the trick.
Kolay olmayacak ama işimize yarayabilecek bir temizleme ayini buldum.
I could cleanse your aura if you like.
Eğer istersen auranı temizleyebilirim.
Billions of ad dollars will be spent to cleanse their images.
Toplum önündeki imajlarını iyileştirmek için milyarlarca para harcayarak milletin gözünü boyayacaklar.
No, Donna, giving up cigarettes is cleansing.
Hayır, Donna, sigarayı bırakmak arınmadır.