Примеры использования: clan

She belongs to a clan.
O, bir klanın mensubu.
The daughter of the Hong Ha Jin Hae clan and In Gyu Go Myung, Lady Soo is definitely to be married to the king.
Hong Ha Jin Hae boyundan In Gyu Go Myung'un kızı, Soo Hanım şüphesiz Kral'ın izdivacına nail olacak kişidir.
By Anse Hatfield and his clan?
Anse Hatfield ve çetesi tarafından mı?
Now, there was another member of the McPoyle family clan at the wedding the night of the incident.
Olayın gerçekleştiği gece düğünde McPoyle aşiretinin başka bir üyesi daha vardı.
For centuries our noble clan lived in vile, squalid obscurity.
Asil soyumuz yüzyıllarca rezil bir şekilde, sefil bir belirsizlik içinde yaşadı.
You hold revered name of the Julian clan.
Saygıdeğer Julian boyunun adını taşıyorsun.
And the rest of the clan ain't talking.
Çetenin diğer üyeleri de konuşmuyor.
If one skinny kills another his clan owes the dead guy's clan a hundred camels.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.
Our clan left my uncle and his wife by the river bank to have their honeymoon.
Oymağımız amcam ve karısını... balayını geçirsinler diye nehrin kenarına bıraktı.
Yeah, they might be swimming in the shallow end of the gene pool, but they're a fiercely loyal clan.
Evet, belki gen havuzunun sığ kenarlarında yüzüyor olabilirler ama aşırı derede sadık bir gruptur.
Blood is thick with that clan.
Bu zümrede kan bağı önemlidir.
You see, at six-foot-four, Marshall was the runt of the Eriksen clan.
1,93 boyuyla Marshall, Eriksen kabilesinin en bücürüydü.
And the clan outnumbers the pride.
Klan, sayıca aslan sürüsünden fazla.
It's hard to stop one, let alone the whole clan.
Birini durdurmak zordur, bırak tüm grup olsunlar.
I will never understand the Boston clan and your blatant disregard for manners.
Bu Boston zümresiyle, senin küstah aldırmazlığını asla anlayamayacağım.
The Gallagher clan is flush.
Gallagher kabilesi cömerttir.