Примеры использования: claims

Your claim is true.
Hak iddian gerçek.
I hardly think that would verify my claim.
Benim savımı doğrulayacağını hiç sanmam.
- What she has is a moral claim.
- Manevi talepte bulunabilir.
- Let us examine that claim for a moment.
Bu isteği bir an için düşünelim, eski komodor, ne dersiniz?
It was a valid claim.
Sağlam bir davaydı.
You claim to want the truth...
Sen de gerçeği istediğini iddia ediyorsun,..
This is my claim!
Buraya ben sahip çıkıyorum!
Only one species of insect would have the right equipment to claim the plant's nectar.
Ancak doğru ekipmanlara sahip bir tür böcek nektarından hak talep edebilirdi.
- And what claim is that?
Peki ne alacağıymış bu?
"He will claim
"Size ısrarla, kendisinin değil"
In anticipation of a well earned rest you can, from now on, claim your right to retirement.
Dahası, gelecekteki rahatınızı düşünecek olursak sizler, emekliliğinizi isteme hakkına sahipsiniz.
The government of Mexico could claim it.
Meksika hükümeti hakkını isteyebilir.
Patent claim.
Patent başvurusu.
Here, on their traditional display grounds they're practising their courtship dancing and staking a claim to the best spots on what will become their stage.
Burada, geleneksel dans pistlerinde kur yapma dansı alıştırması yapıyorlar ve hak iddia edecekleri en iyi noktalar sahneleri haline gelecek.
No tall-card claim.
- Yuvarlak kart istenmedi.
You cannot claim them all, Princess.
Hepsini sahiplenemezsiniz, Prenses.