Примеры использования: civic

Save your civic leaders.
Sivil liderinizi koruyun.
Mayor Red Thomas' progress platform... means more jobs, better education... bigger civic improvements and lower taxes.
Belediye Başkanı Red Thomas'ın gelişim planında daha çok iş, daha iyi eğitim, büyük kentsel gelişim ve düşük vergileryer almakta.
It indicates civic pride, you know what I mean?
Bu medeni gurun bir göstergesi, ne demek istediğimi anlıyor musunuz?
Drive faster, blue Civic.
Daha hızlı, Mavi Civic.
Look, that was the civic hall.
Bak, şu şehir salonuydu.
I got a civic responsibility.
Yurttaş sorumluluğum var.
Civic archives, please.
Kent arşivi lütfen.
It's their civic duty!
bu onların vatandaşlık görevi!
Mozzie's explaining why I should recategorize the Vulture as a civic hero.
Mozzie de tam Akbaba'yı neden kahraman bir yurttaş olarak görmemiz gerektiğini anlatıyordu.
Uh, excuse me, could I get directions to the Providence Civic Center?
Aah, afedersiniz, Kader Kent Merkezi'ne giden yolu tarif edebilir misiniz?
Just doing my civic duty.
Vatandaşlık görevimi yapıyordum.
Snitching ain't a civic duty.
Gammazlık yurttaşlık görevi filan değil.
A great moment of civic compromise.
Gerçek bir sivil uzlaşma anı.
I know an accountant-slash-councilman with access to a certain civic...
Bazı kentsel yatırımlara erişimi olan bir muhasebeci meclis üyesi...
Belonging to a lodge is every man's civic duty, but joining two would be selfishness.
Bir locaya mensup olmak her bireyin medeni görevi, fakat ikisine katılmak bencillik olur.
It's a civic.
- Bu bir Civic.