Примеры использования: churn

Yet you yearn, and you churn And rebound
Hala arzuluyorsun, ve çalkalanıyorsun Ve dönüyorsun geri
Do not churn, good Solonius.
- Köpürmeyin Sevgili Solonius.
I bought that churn out of a SkyMall catalog after three Bloody Marys.
O yayık makinesini üç kokteyl içtikten sonra SkyMall kataloğundan almıştım.
Liquid Drain Cleaner has churning power... and it will churn right through your pipes.
Sıvı lavabo temizleyicisinin, çalkalama etkisi vardır, ve borularınızı çalkalarcasına temizler.
How about an antique butter churn?
Antik tereyağı yayığına ne dersin?
-My stomach churns
- Midem çalkalanıyor...
Watch me churn butter or help me beat the dust from the rugs?
Tereyağı yapmamı izle ya da halıları silkelememe yardım et?
Your first churn.
Bu senin ilk yayığın.
That's a recycling plant for the NSA's churn and burn.
NSA'nın karıştırıp yaktığı şeyler için geri dönüşüm tesisi.
Churned the water with you a little bit.
Suyu seninle köpürtürdüm.
Mama, mama, why can't I churn butter too?
Anne, anne neden ben de tereyağı yapamıyorum?
They churn, and attack.
Onlar anca köpürüp, saldırmasını bilirler.
We're going to dip candles, tan leather, churn butter...
Mum yapacağız, deri boyayacağız, tereyağı yapacağız.
And a water-powered butter churn.
Ve su gücüyle çalışan bir yayık.
-The mind churns
- Çalkalanır akıl
Churn that butter for me.
Tereyağını karıştır bakalım.