Примеры использования: chick

I married that chick.
O kızla evlenmiştim.
This chick sounds good.
Bu hatunun sesi güzelmiş.
You see that chick right there?
Şuradaki fıstığı gördün mü?
With more chicks than she can possibly carry, the mother fox has to be clever.
Taşıyabileceğinden daha fazla yavru kuş olduğu için kurnazca hareket etmeli.
And fried chicken could be fricken.
Ve kızarmış tavuk da, kızarık olabilir.
Is Chick here?
Civciv burda mı?
What about that chick, um...
Ya şu piliç, ımmmm...
- "crying drunk chick."
- "Boynuzlanmış Defolu Çıtır."
Chick Jr.?
Küçük Civciv?
- Pick the hot chick.
- Ateşli pilici seç.
We'll make it a chip chick.
Adı da çıtır cips olur.
That emma chick- she totally judged me
Bu emma chick- o tamamen bana değerlendirilecektir
Some chick.
Bir kızdı.
Check this chick out.
Şu hatuna da bir bak.
That hippie chick wouldn't leave.
O hippi fıstık az kalsın ayrılmıyordu.
He spends all his time tending to his mate and her chicks.
Bütün vaktini partnerine ve yavru kuşlarına bakarak geçirir.