Примеры использования: check your

- Ted, scalp check!
Ted, saç kontrolü.
Should check all those circled dates against his GPS.
Daire içine alınmış tarihleri GPS'iyle karşılaştırmamız gerek.
-Who are you saying "check" to?
- Kime onay veriyorsun?
- Did you check her anastomosis?
- Anastomozu kontrol ettiniz mi?
And you want me to check the dates they went missing, against negative rift spikes?
Bu verileri, negatif yarık etkinlikleri ile karşılaştırmamı mı istiyorsun?
Moe, can you pass a background check?
Moe, arkaplan onayını geçebilir misin?
Sergeant Horvath, do an ammo check.
Çavuş Horvath, mühimmat kontrolü yap.
We need to check what we found scientifically against what you remember of the days leading up to your father's disappearance.
Bilimsel olarak bulduklarımızı, baban kaybolmadan önceki günlerden aklınızda kalanlarla karşılaştırmamız gerek.
Till it gets in the way of my sound check.
Ses denetimine yetişmeme engel olmadıkça.
Pray excuse the wrapper, and a faded check too, which is worse... (LAUGHING)...but our little friend is making me a skirt and there was to be a trying-on after breakfast.
Lütfen sabahlığımın kusuruna bakmayın, daha da kötüsü solmuş ekose desenin fakat küçük arkadaşımız bana kahvaltıdan sonra deneyeceğim bir eteklik dikiyor.
He's come to check on our progress.
Ordumuzu denetlemeye geldi.
We're going in for a radio check.
Telsiz denetiminin ortasındayız.
Red check shirt.
- Kırmızı ekose gömleği var.
Jackie wasted so much time having the cops check me out the case went cold.
Jackie polisleri sürekli beni denetlemeleri için yönlendirdi sonra da davayı askıya aldılar.
Decode secret password, override security check... bypass concealed alarm cookie, and...bingo!
Gizli şifreyi çöz, güvenlik denetimini önle... gizli alarm çerezini geç, ve ... tombala!
I was cutting a nice, muted check hacking jacket for Lord Brabourne.
Lord Brabourne için soIgun ekose kumaştan bir binici ceketi biçiyordum.