Примеры использования: cheat

We cheat.
- Hile yapıyoruz!
You dirty cheat.
Seni pis dolandırıcı.
For once, being a liar and a cheat paid off.
Bir kez olsun yalancı ve hilekar olmak karşılığını almıştı.
Never cheat on Rachel.
Asla Rachel'ı aldatmayalım.
How can she cheat the orchestra players of their fees?
O, orkestradaki müzisyenlerin parasını nasıl dolandırabilir?
Let's just say I don't like to cheat the hangman.
Celladı kazıklamak hoşuma gitmiyor diyelim.
I want you to not cheat.
Aldatmanı istemiyorum.
Some people cheat, try to hold onto what's no longer theirs... and when that happens, I come and take it back.
Birileri dolandırıcılık yapar, kendilerinin olmayanı sahiplenirler ve bu olduğunda, ben gidip geri alırım.
I don't cheat, right?
Ben aldatmam, tamam mı?
The men who steer our nuclear policy lie, cheat and deceive their wives.
Nükleer politikaya yön veren adamlar yalan söylüyor, dolandırıcılık yapıyor ve eşlerini aldatıyorlar.
You're just a cheat, like me.
Sen de sadece benim gibi bir hilebazsın.
We don't cheat.
- So easy that every servant will cheat you!
O kadar yumuşaksınız ki bütün hizmetçiler sizi kandıracak.
You cheat.
Hile yapıyorsun.
Go away, you cheat...
Uzak dur, seni dolandırıcı...
Well, well enough to know he was a weasel and a cheat.
Onun sinsi ve hilekar biri olduğunu bilecek kadar.