Примеры использования: charms

I believe your charms will sway him?
Senin güzelliğinin onu etkileyeceğine inanıyorum.
Jessica said you were gonna charm me to get my business.
Jessica, şirketimi kazanmak için beni büyüleyeceğini söyledi.
I had to charm Holiday with my mad poker skills.
Holiday'ı çılgın poker yeteneklerimle cezbetmek zorunda kaldım.
It had an unquestioned charm e an absolute integrity.
Tarifsiz bir karizmaya ve oturaklı bir kişiliğe sahipti.
Charm has never been a priority with me.
Alımlılık hiçbir zaman benim önceliğim olmadı.
Fifth day's a charm.
Beşinci günün büyüsü.
I pray you all, tell me what they deserve... that do conspire my death... with devilish plots of damned witchcraft... and that have prevailed upon my body with their hellish charms?
Lütfen söyler misiniz, lanetli büyülerle, şeytanca dolaplarla canıma kasteden, cehennemlik afsunlarla bedenimi çarpıtan o insanlar sizce nelere müstahak?
Nice charm.
- Güzel kolyeymiş.
No girl could resist your charms.
Hiçbir kız senin cazibene karşı koyamaz.
"They all get my charms..."
"Onlar beni çekiyorlar..."
I thought it was just my charm.
Ben de çekiciliğim sanıyordum.
Maybe I've lost my charm.
Sevimliliğimi kaybetmişimdir belki de.
Empathy, candor, charm.
Empati, samimiyet, albeni.
My equations are working like a charm.
Denklemlerim sihir gibi işliyor.
The seal was protected by a charm...
Mühür bir tılsım tarafından korunmaktaydı.
A lucky charm?
Şans muskası?