Примеры использования: chaos

Chaos is a ladder.
- Kaos bir merdivendir.
As they spiral inward, hot Jupiters cause chaos.
Sarmal bir şekilde içeriye doğru ilerlerken, sıcak Jüpiterler karmaşaya neden olurlar.
If we'd opened the doors, there would have been chaos.
Kapıları açsaydık, karmaşa çıkabilirdi.
Not chaos, change.
Kargaşaya değil değişime.
The embargo has caused much chaos.
ambargo çok karışıklığa sebep olmuş.
It was chaos.
Tam bir kaostu.
But human life is almost pure chaos.
Ama insan yaşamı tam bir karmaşadır.
Oh, it wouldn't be Christmas without complete chaos and utter panic.
Karmaşa ve feryat figansız bir Noel asla düşünülemezdi.
They impose order on chaos.
Onlar kargaşaya düzen empoze ediyorlar.
It is my belief that a moment of chaos affords opportunities lost soon after.
Bir karışıklık anı bence sonrasında kaybolan fırsatları karşılar.
No chaos.
Kaos olmaz.
Other times, it helps me control the chaos.
Kimi zaman karmaşayı kontrol etmemi sağlar.
What will they think of me if the house is in chaos?
Evi karmaşa içinde görürlerse hakkımda düşünceleri ne olur?
That'll cause chaos.
Bu kargaşaya sebep olur.
Our existence will bring chaos to those who helped establish Koguryo.
bizim varlığımız Koguryo'nun kurlmasına yardım etmeyecek, karışıklığa neden olacak.
Chaos junkie.
Kaos esrarkeşi.