Примеры использования: casualty

I have a casualty.
Bir kaybım var.
Mass casualty alert.
Toplu yaralı alarmı.
How many casualties can be tolerated for the cause?
Bu davanın can olarak karşılığı ne?
There's a mass casualty incident rolling in,okay?
Pek çok kazazede buraya geliyor.
Consider yourselves casualties of war.
Kendinizi savaş telefatı olarak görün.
- Heavy casualty.
Büyük kayıp.
He's transporting back with a casualty we discovered here.
Yanında bir yaralıyla dönüyor.
No heroes, no casualties.
Kahramanlığa kalkışmazsanız canınız yanmaz.
- One casualty was enough for this girl's conscience.
- Bir ölüm, bu kızın vicdanı için yeterliydi.
To see them returned, a casualty of ill finances...
Mali durumumuzun kötü olması yüzünden zayiat olarak iade edildiğini görmek...
We have to expect a casualty now and then.
Şimdi ve sonra da böyle kazalar olacaktır.
I wish I could say he was our only casualty in Austria.
Keşke Avusturya'daki tek zaiyatın o olduğunu söyleyebilseydim.
- Single casualty, male, 28.
- Kurban erkek, 28 yaşında.
His-his cause of death was consistent with the Marine Corps' casualty report.
Ölümünü nedeni askerlerin ölüm raporuyla tutarlı.
You and your people stand casualty.
Sen ve halkin bu savasin zayiatlarisiniz.
You're here as a casualty of love, my friend.
Bir aşk kazasından dolayı buradasın, dostum.