Примеры использования: carriage

- I put it in this for ease of carriage.
Taşıması kolay olsun diye buna koydum.
This is us at the Alberta, Canada carriage museum.
Burada da Kanada'nın Alberta şehrindeki taşımacılık müzesindeyiz.
The tube carriage is carrying a bomb.
Metro vagonunda bir bomba var.
Carriage return.
- The carriage is here.
- Araç burada.
Get back to the carriage.
Taşıyıcıya geri bin.
But, the carriage awaits.
Ne yazık ki araba bekliyor.
Now, gentlemen of the jury, you take notice of the terrible carriage of this fellow.
Değerli jüri, bu adamın berbat duruşunun farkına varın.
- Funeral carriages.
- Cenaze nakliyesi.
The carriage!
Araba mı?
Yeah, you have a smooth stride, great carriage.
Yumuşak adımların ve düzgün bir duruşun var.
Take a horse-drawn carriage through the park, and it just so happens
Parktan bir fayton ile geçeceğiz ve aynı anda...
Will you prepare my carriage?
At arabamı hazırlar mısın?
I asked for carriage, not entertainment.
Seni taşımacılık için istedim, eğlence için değil.
There isn't a carriage.
Bu bir vagon değil.
Next thing you know, I'm playing a day game in the back of a horse-drawn carriage.
Akabinde, bir faytonun arkasında gündüz maçına çıktım.