Примеры использования: care

kayla and Sam continued to receive routine care.
Kayla ve Sam'in rutin bakımlarına devam edildi.
he'll try to swallow and she can take care of him for the rest of his talentless life.
Hastada Kluver-Bucy varsa, beyni eriyecek ve elini yutmaya çalışacak ve kız geri kalan yeteneksiz hayatında ona bakıcılık yapabilir.
It should take you no time if you put the care into it that you normally do.
Normalde gösterdiğin özeni göstersen aslında hiç zamanı almazdı, ne de olsa beceremiyordun.
You know, they require constant care.
Sürekli ilgiye ihtiyaçları var.
Take care, My Lord.
Dikkatli olun lordum.
Looks like that takes care of all of our worries.
Bütün endişelerimizin giderecek gibi görünüyor.
It forces those of us burdened with its care to walk a razor's edge between humanity and savagery.
Onun kaygısıyla yüklenen bizlere insanlıkla vahşilik arasındaki bıçağın sırtında yürümeye zorlar.
This is when he was in the care of the Holy Fathers.
Kutsal Rahiplerin gözetimindeyken olmuş bir şey.
With great care.
Büyük itinayla.
If you don't wanna sell, it means you don't care if people get your product.
Satmak istemiyorsanız insanların ürünü alıp almamasına aldırış etmiyorsunuz demektir.
Take care.
Sıhhatine dikkat et.
The city hall's archive unit takes better care than yours, clearly.
Belediye arşiv birimi sizinkilerden çok daha özenlidir.
Have a care my darlin'
Çok bakımlısın canım.
You don't care about all that?
- Bunları merak etmiyorsun.
And then there's the secondary care waiting times for cancer patients.
Ve sonra kanser hastaları için ikinci basamak tedavi sırası var.
Nihuang understands Your Majesty's care and affection.
Majesteleri'nin bana olan şefkatine minnettarım.