Примеры использования: caravan

The Doctor can travel in his own caravan.
Doktor kendi kervanında seyehat edebilir.
A man in our caravan acquired them.
Kafilemizdeki bir adam bize onları verdi.
You blew the wrong caravan up!
- Yanlış karavanı patlattın.
You were with Messr Marco Polo's caravan.
Bay Marco Polo'nun kervanındaydınız.
As the sardines travel north, a whole caravan of predators follow them.
Sardalyeler kuzeye giderken büyük bir yırtıcı hayvan kafilesi onları takip eder.
It's not a bloody caravan site.
Kanlı bir karavan sitesi değil.
This caravan is only women and children, since, for the Tubu, it's the women who are the great navigators.
Tubu kadınları muhteşem yön bulma yetilerine sahip olduğundan kervan, sadece kadın ve çocuklardan oluşuyor.
What caravan?
I saw your caravan in the lot.
Otoparkta karavanını gördüm.
The caravan is forced to turn back.
Kervan geri dönmeye zorlanmış.
Below water, hundreds of sharks have also joined the caravan.
Suyun altında yüzlerce köpekbalığı da kafileye katılmıştır.
Filling the caravan with petrol.
- Karavanı petrolle dolduruyorum.
Where the Caravan Camels roam
Kervanların dolaştığı...
The survivors head on northwards, and the caravan of predators follows them.
Hayatta kalanlar kuzeye yönelirler ve bir yırtıcı hayvan kafilesi onları takip eder.
- The caravan?
- Karavan mı?
- Master, the caravan from Antioch.
- Sahip, Antakya kervanı geldi.