Примеры использования: call for

I think I'll call for...
Bence şeyi gerektiriyor...
You do, if the situation calls for it.
Durum bunu gerektiriyorsa bal gibi de yaparsın.
That's what the moment called for.
Anın gerektirdiği şey de bu işte.
Although the present situation calls for a certain delicacy.
Başkanlık durumu oldukça hassaslık gerektiren bir durumdur.
Call for backup?
Takviye çağıralım mı?
Somebody call for Pilgrim Rick?
Birisi Seyyah Rick'i mi çağırdı?
You call for help.
Sen yardım çağıracaksın.
Desperate times call for desperate measures.
Zor zamanlar zor kararlar gerektiriyor.
Anybody call for security?
Birileri güvenliği mi çağırdı?
Do not call for help.
Sakın yardım çağırma.
They call for you
You must call for aid.
Should I call for the surgeons?
Cerrahları çağırayım mı?
Someone call for a consult?
Biri konsültasyona çağırmış.
Somebody call for help!
- Biri yardım çağırsın!
Damn if this don't call for a celebration.
Bu kutlama gerektiren bir şey.