Примеры использования: cabinet

In that cabinet?
Şu dolap nasıl?
There's a cabinet containing all her personal stuff.
Şahsi eşyalarının tutulduğu vitrinli bir dolap var.
Look in that cabinet right there.
Şuradaki dolaba bak.
He knocked some glasses out of that cabinet there.
Oradaki vitrinli dolaptaki bardakları tıngırdattı.
Fever cabinet.
Ateş dolabı.
Cabinet War Rooms, right?
Kabine Savaş Odaları değil mi?
He was testifying to the cabinet and wanted to be ready.
Kabineye tanıklık edecekti ve bunun için hazır olmak istiyordu.
Not about the cabinet.
Dolap konusunda değil.
And in cabinet, he knew how to get his way.
Ve kabinede, ne istediğini çok iyi biliyordu.
I am speaking to you from the Cabinet Office.'
Sizinle şu anda Kabine Ofisinden konuşuyorum.
War Cabinet meeting at 0300.
Savaş kabinesi toplantısı saat 3'te.
The Cabinet in session.
Kabine oturumda.
That youngster will make a perfect addition to my cabinet.
Bu gençler kabineme iyi katkı yapacaklar.
A fever cabinet.
Ateş dolabı.
We need the Cabinet Rooms.
Kabine odasına gitmeliyiz.
Hugo, my cabinet is still evaluating the best course of action with regard to Los Pepes.
Hugo, kabinem Los Pepes'e karşı nasıl bir tavır almamız gerektiğini hala tartışıyor.