Примеры использования: bury

I will bury him.
Well, gentlemen, if there was any doubt about an open convention, let it go, because we're gonna wanna bury this news.
Beyler, açık kurultay hakkında şüphesi olan varsa gidersin çünkü bu haberin üstünü örteceğiz.
I get you want to bury it.
Anladım gizlemek istiyorsun.
These small stones and rocks filled with tiny bubbles of air, began to bury the island.
Bu ufak taşlar ve kayalar içlerinde taşıdıkları hava kabarcıklarıyla, adayı gömmeye başladı.
Please, I just want to bury my wife in peace.
Karımı huzur içinde defnetmek istiyorum
But how much cash could I bury in my closet?
Ama dolabımda ne kadar para saklayabilirdim ki?
This morning we found Jessamyn's body buried in Clove Lake Park.
Bu sabah Clove Lake parkta eşinizin gömülü cesedini bulduk.
Bury it.
Onu göm.
How am I going to bury him?
Onu nasıl defnedeceğim?
I'll bury myself in you.
kendimi sende saklamış olacağım.
And you're a former Mrs., so, uh, where's your husband buried?
Sen de eskiden evliymişsin, senin kocan nerede gömülü?
We should bury them.
Onları gömmeliyiz.
- Which explains why they shut it and tried to bury it.
Bu da neden ört pas etmeye çalıştıklarını açıklıyor.
- Why'd you bury it?
Neden gizlediniz?
I tried to bury images... to cover them up with distractions... with attempts at love.
Resimlerimi gömmeyi denedim tüm içtenliğimle onları gizlemek için.
I need to bury my father.
Babamı defnetmem gerek.